Düş Doktoru

Hani zamanda yolculuk yoktu? Bir söz ya da bir resim bir anda seni ışıktan bile daha hızlı atıyor geçmişe...  Tam ortasına hem de...

Düştüğü geçmişin tam ortasına, sunturlu bir küfür sallayası geliyor insanın "geçmişine" diye başlayan... Yok yok, bu gün tam tersine sövmek için değil övmek için söz aldım bir bakıştan. Bakış açımın bakış acıma dönüştüğü durumlarda, bakış aşısı vuran düş doktorum var benim. Dizelerimin kanadığını gördüğü an, elinde bulutlardan bir tutam pamuk ve anason kokan yağmurlarla yanımda bitiveriyor hemen...

Bazı an, isteyerek düşüyorum sırf koşup gelsin diye... Bazı an da o beni düşürüyor pansuman bahanesiyle yanımda olmak için...

Bu gün de öyle oldu... Bir sözle, binbir an geriye yolladı beni. Uzak sandığım geçmişin, aslında ne kadar yakınımda olduğunu fark ettim bu gün. Hatta gelecek bile bu kadar yakın değil geçmişten...

Telaşımı anladığı an hep böyle yapıyor zaten. Bir söz ya da bir hikayeyle zamandan koparıp anıya bağlıyor gözlerimi. Oysa ben "o gelecek" diye telaşlanıp düşüyorum âna. Beni zamandan atarken, sol tarafında  yasakladığı, kimselere anlatmadığı hikayesini anlatıyor bir yandan da, keyfini çıkara çıkara. Kızdığımda ise, "seni zamandan atıyorum, zamana  atmamı mı istersin!?" deyip "o son kadehi" koymadan gidiyor... "Düş"tüm diye üzülmüyorum artık. Çünkü düş doktorum var benim...

Ha, bu gün beni attığı zamandan söz etmeyi unuttum sahi! Tel dolabınızın ne renk olduğunu hatırlayanınız var mı? Benim maviydi....


Zamanda yolculuk yapmayı hayal ederken, zamanında yapılacak yolculukları kaçırma!...

















2 yorum:

zeynep dedi ki...

Yoktu bizim tel dolabımız ..
Ama hep acı günleri anımsıyor ya insan,.İşte o geriye döndüğün anlardan birinde tebessüm varsa yüzünde belki bir burun sızlaması ta dibine kadar hissettiğin bil ki çok mutlu olduğun zamanlardandı..
Güzel anlarının hep olması daim olması dileğiyle daha sık yaz güzel yüreklim..

Zeyno dedi ki...

Zeynep'cim bizim vardı ve gerçekten de maviydi. Dün, sahiden de doktor olan bir arkadaşla zaman yolculuğu sohbetimizin arasında "tel dolap" sözü geçmişti. Bir anda ışık hızıyla çocukluğuma gidiverdim. Ve sonra... Sonrası bu satırlar işte. :) Temennin benim de temennimdir güzel arkadaşım benim...