Günümü Göster

Dünü yaşadığım her gün, beni yeni bir düne hazırlamış meğer. Ben yarın nasıl olsa unutacağım seni diye heveslenirken! her güneş, aldatmış beni. Her mevsim, eski rüzgarlarını estirmiş saçlarımda. Soluk almadan koşmuşum patikalarda, bir papatya için. Dizelerimde kalmış hep diken yaraları. Şarkılarla pansuman yapmaya çalışmışım. Daha çok acıtmış, kanatmışım.

Hatıralar mezarlığı olmuş kalbim. Her uğradığımda, unutulan bir söz karşılamış beni. Her ağladığımda, sen düşmüşsün gözümden! yaş yerine. Acı kelimesi sığ kalmış. Sığdıramadıkça kimseyi senin yerine! bütün harfleri, bir araya toplamışım. Derdimi anlatmak için, sıralamışım bir bir. Yetmemişler! Dökmüşüm hepsini, biri hariç. Her kurduğum cümle, bu yüzden aynı harfle başlamış. Attığım her adım, senden kaçmaya çalıştıkça, daha da yavaşlamış.

Saatleri, ileri almışım hep vaktinden önce. Daha çok hatırlamışım meğer, seni unutmayı düşündükçe! Kimseye inandıramamışım, gitmediğini! Bir ben, bir de sen bilmişiz, bu gerçek yalanın bitmediğini! Dünden kalma günleri yaşamışım. Sen gelmediğin sürece, anladım ki yarın da gelmeyecek!

Hep dünde yaşamayı, söylesene kim ister? Gücün varsa, gel hadi. Gel de günümü göster!...

Mutluluk şehrine giden yol, azap tünelinden geçiyormuş! Tüneldeyim... Işık!!!

2 yorum:

sevi dedi ki...

Hikayelere geçemeyeceğiz belli oldu. Ama en azından hikaye gibi bir aşkla
gün yüzü görsek artık diyorum. Günümüzü gösteren bir harita yok mu Zeynepciğim. Biz arayı bulsak da Günlerini göstersek ha!

Zeyno dedi ki...

İnşallah, günlerini göstereceğimiz günler yakında olsun...