Akşamüstleri


En çok akşamüstleri düşüyor yokluğun... Gözlerin geliyor aklıma. Orda oracıkta bırakıyorum ipini bütün yasaklarımın. Sabaha benden önce varıyor gidişin.

Gün ahla karışıp gidiyor bir kez daha alaca karanlığa. Sensizliğim, yolunu kaybetmiş bir çocuk gibi ağlamaklı ve ürkek adres soruyor çaldığı her kapıya. "Korkma" diyen ümitlerim birer mum yakmış, geceye küfreden yalnızlığıma inat.

Düşlerim dala takılmış, uçurtma misali çırpınıp duruyor esen ruzgarlarda. İçimdeki çocuğun boyu yetmiyor bu ağaca tırmanmaya ama terk etmiyor da nereye giderse gitsin. Ne kadar büyürse büyüsün, bu ağaca yaslanıyor her zaman.

Yokluğun en çok akşamüstleri sarıyor beni belimden. Hele saçlarıma bir dokunuşu var ki, orda çekiyorum pimini yüreğimdeki bombanın. Varlığının ispatı yok mu yokluğundan başka...






0 yorum: