Gittim

Gittim işte...

Bak, hiç bir yerde yokum artık. Ne ayak sesinde ne de kapıyı çalma ihtimalinde. Bütün parmak izlerimi sildim kahve içtiğimiz fincanlardan.

Odalarda söylediğim şarkıların sesini kıstım. Zaten duymazdın, dinlemezdin de hiç. Hani olur ya tam da ayaklarını uzatmış tv'nin seni kumanda etmesinin keyfini yaşayacakken "yarınlarrr bizim içinnn geç artıkkk" diye gelen sesimi duyacağın tutar.

Dağınıklığı sevmezsin bilirim, dikkatsizsindir de. Bu yüzden topladım her köşedeki kalbimin kırıklarını, mutfaktaki çöp kutusuna boşalttım. Akşam sen verirsin kapıcıya çöp almaya geldiğinde.

Hiçbir şey almadım çıkarken, kendimden başka. Bendeki ne kadar sen varsa hepsini bıraktım. Ararsan, hatalarını biriktirdiğim çekmeceye koydum.

Öyle bulamayacağın yere koydun ki beni, bu yüzden arama boşuna. Oysa ben seni elimle koyduğum yeri öyle iyi biliyorum ki, aramayışım bu yüzden...

1 yorum:

NEMESİS dedi ki...

Şunu anladımki biz kadınlar işimizden evimize gelişimizde,evimizi temizlemekte ,komşumuza erken gitmekte ne kadar aceleci isek hayatımızın elimizden kaydığını bi o kadar geç farkediyoruz.Çocuklar .çocuklarımızın babaları ve kendimiz.Bu üçgenin içinde yok olduğumuzu farkettiğimizde çok geç olmuştur artık.Bu yüzden çekmeceleri işe yaramayan şeylerle doldurmamak adına erken davranmak gerek.hayatı paylaştığımız arkadaşımızın evde sadece biri olduğunu erken farketmeli.Hayat elerimizden akıp gitmeden.